Konu
:
Hukuk Baslangici - Hukuk Devleti
Tekil Mesaj gösterimi
8 December 2008, 08:18
eLanuR
Junior Member
Kayıt Tarihi: 1 September 2008
Mesajlar: 0
Hukuk Baslangici - Hukuk Devleti
HUKUK DEVLETİ TANIMLARI
Prof.Dr. Şeref Gözübüyük:
Hukuk devleti anlayışının gerekleri konusunda değişik görüşlere rastlanmaktadır.Bununla beraber
hukuk devletinin gereklerinden önemli olanları şöyle sıralayabiliriz:
a)Temel haklar güvenliği
b)Anayasaya uygunluğun yargısal denetimi
c)Yasal yönetim
d)Yönetimin yargısal denetimi
e)Güçler ayrımı
f)Demokratik rejim
Temel haklar güvenliği :
Hukuk devletinin önemli gereklerinden biri
temel hakların güven altına alınmasıdır.
Temel hakların güvenlik altına alınmasını sağlayacak hukuksal önlemler şöyle sıralanabilir:
a)Temel hakların anayasada yer alması
b)Anayasanın katı bir anayasa olması
c)Temel haklar konusunda yapılacak sınırlandırma ve düzenlemelerin yasa
ile yapılması
d)Temel haklar yasayla düzenlerinken
temel hakların özüne dokunulmaması
e)Yasaların anayasaya uygunluğunun yargısal denetiminin yapıması
gerekir.
Anayasa bunları gerçekleştirmek için gereken
kuralları koymuş ve temel hak ve özgürlükleri geniş bir biçimde düzenlemiştir.Temel hak ve özgürlükler;Anayasada açıklı olan hallerde ve Anayasanın öngördüğü ölçüde sınırlandırılabilir.
Anayasa uygunluğun yargısal denetimi:
Yasama organının anayasaya uygun hareket etmesini sağlamak amacı ile uygulanan yollardan en etkili olanı
yasaların anayasaya uygunluğunun yargısal denetimidir.Ülkemizde bu denetim Anaayasa Mahkemesi ile sağlanmaktadır.
Yasal Yönetim:
Hukuk devletinin diğer bir gereği yasal yönetim ilkesidir.
Yasal yönetim ilkesi
yönetimin davranışlrına yasanın egemen alması demektirYasal yönetim deyimi
kısaca
yönetimin temel kuruluşlarının ve yönetim ile yönetilenler arasındaki ilişkilerin yasa ile düzenlenmesi anl¤¤¤¤¤gelir.Anayasa
yasal yönetim ilkesini gerçekleştirmek için çeşitli kurallar koymuştur.
Yönetimin yetkilerinin yasaya dayandırılması yeterli değildir.Yöneti-min yürürlükte bulunan yasalara
gerçek anlamda uyması
kısaca
<saygı> duyması da gerekir.
Yönetimin yargısal denetimi:
Toplumda kişinin hak ve özgürlüklerinin yalnız kişiler arasında
birbirlerine karşı korunması yetmez.Devlet etkinle- rine
özellikle yönetimin yasal olmayısan ve keyfi hareketlerine karşı korun-ması da gerekir.Yargı denetimi ile
yönetsel işlem ve eylemlerden haksız-lığa uğrayan kimse
yargı yerine baş vurarak
haksızlığın giderilmesini yahut yönetsel işlemin iptalini isteyebilir.Bu denetim
başında Danıştayın bulunduğu yönetsel yargı kuruluşları tarafından yapılır.Yönetimin yargı yolu ile denetimi yapılırken
önemli olan hususlardan biri de yargı yerleri- nin ve yargıçların bağımsızlığının sağlanmasıdır.Eğer bunların bağımsız- lığı sağlanmamış ise yönetim üzerine yapılacak denetim
<biçimsel>
olmaktan öteye gidemez.
Güçler Ayrımı:
Hukuk devleti için
güçler ayrımı ilkesinin uygulanması
yani yasama
yürütme ve yargı erklerinin birbirinden ayrılması gerekmek- tedir.18. yüzyıl sonlarından beri gelen anayasacılık akımının genel amacı
devlet yapısını ve bu yapının işlemesini belli kurallara bağlamak
devlet içindeki güçlerin bir elde toplanmasını önlemek olmuştur.Devlet içindeki güçlerin bir elde toplanması
özellikle yargı gücü ile yürütme görevinin ya da yasama ile yürütmenin bir elde toplanması
hukuk devletinin önemli gereklerinden olan
yönetimin yasallığı ilkesi ile yönetimin yargısal deneti- mi ilkesini
etkisiz bırakabilir.
Demokratik Rejim:
Bir ülkede hukuk devleti anlayışının egemen ola- bilmesi için yukarıda sayılan ilkelere gerek vardır.Bu ilkelerin hukuk yön- ünden sağlanması çoğu kez tek başına yeterli değildir.Hukuk devleti anla- yışının yerleşebilmesi
gelişebilmesi için o ülkede
siyasal özgürlüğe daya- nan demokratik bir rejiminin de olması gerekir.Bir bakıma hukuk devleti
demokratik rejimi sınırlayan bir görüştür.Seçimle işbaşına gelen yasama organının yetkileri
sert bir anayasa ve yasaların anayasaya uygunluğunun yargısal denetimi ile sınırlandırılmıştır.İktidarın hukuk devleti anlayışı ile sınırlandırılması
çoğunluk yönetimin baskısını önlemek için zorunlu bir koşul olarak görülmekte ve hukuk devleti demokratik rejimi ana ilkelerin- den biri sayılmaktadır.
Mümtaz Soysal:
Gerek yasaların anayasaya uygunluğunun denetlenme- sinde
gerek yönetimin hukuka bağlılığını sağlamakta
gerekse genel olarak bütün yasaların uygulanmasında yargı organlarının bağımsızlığı son derece önem taşımaktadır.Hukuk devletini gerçekleştirme yollarından biri de yargı bağımsızlığını yerleştirmek ve yargı kuruluşlarına güven duyulmasını sağlamaktır.
Hıfzı Veldet Velidedeoğlu:
Demokratik parlementer yönetim
ister sivil ister askeri nitelikte olsun
bütün yargının bağımsızlığı idarenin yargısal denetimi
insan hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması
sosyal devlet
yani kişinin ekonomik ve sosyal durumunun ve geleceğinin devletçe güvence altına alınması
kavramlaı gerçek hukuk devletini oluşturan temek ilkeler
temel öğelerdir.
Anayasa Mahkemesi:
Hukuk devleti
insan haklarına saygı gösteren ve bu hakları koruyucu adil bir düzen kuran ve bunu devam ettirmeye kendini zorunlu sayan ve faaliyetlerinde hukuka ve ananyasaya uygun bir devlet olmak gerekir.
Hukuk devleti
her organının hukuka uygun davrandığı
bu uygunluğun yargı organı tarafından denetlendiği durum- larda söz konusu olabilir.
Hukuk devleti ilkesi
genel anlamda anayasayla ku- rulan düzene
hukukun temel kurallarına saygı
bağlılık ve uygunluğu an- latır.
Hukuk devleti
insan haklarına saygı duyan ve bu hakları koruyan
toplum yaşamında adalete ve eşitliğe uygun bir hukuk düzeni kuran;bu düzeni sürdürmekte kendisini hükümlü sayan
bütün davranışlarında hukuk kurallarına ve anayasaya uyan
işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan devlet demektir.
Hukuk Devleti Kavramının Tarihi
Hukuk devleti kavramı
zaman içersinde ve bakış açılarına göre türlülük göstermiştir.Devlet gücünün hukuka bağlanmasında ve ölçülü kılınmasında
kişisel özgürlüğün korunmasında özünü bulduğu- muz hukuk devletinin kökenleri Antik Çağdan Ortaçağa kadar uzanmakta- dır.Özgürlük düşüncesi kadar
egemenin hukuka boyun eğmesi gerektiği de Antik Çağdan beri siyasi düşüncenin temel öğelerindendir.Aritoteles insan- ların değil
aklın hüküm sürmesi gerektiğinden söz eder.Ortaçağda egemen- in yasadan bağımsızlığı kadar onun sub lege konumuda söz konusudur.
Onun hukuku korumak görevinden.ülkesinin temel yasalarına uymak görevi de türer.Her ne kadar kıta Avrupasında gereğince gelişememiş olsa da bu bağlılık Anglosakson çevrede sonraki gelişmeleri etkileyecek derecede kök salmıştır.Bu düşünce nihayet Locke’un<Yasa- koyucu ya da en yüce güç keyfilikle ve rastlantısal kararlarla yönetebilmek yetkesine sahip olduğu sanısına kapılmamalıdır.Bu güç adaleti kamuya du- yurulmuş sürekli yasalar ve tanınmış ve yetkilendirilmiş yargıçlar yardımı ile gerçekleştirmelidir.>savına dek uzanmaktadır.Montesqueieu’nün güçler ayrılığı kuramı da
örneğin Sir John Fortuscue’nün
tiranların despotluğu karşısında ancak karışımlı ve hukukla dengeli bir yapıyla ılımlılaştırılmış bir egemenlikten
yani rex politice imperans’ından esinlenmektedir.Nihayet
hukuk devletinin temelinde gerilere doğru uzanan bir diğer öğe ise yurttaş- ın
egemenin keyfiliğine sınırlar çeken ve haklarda özgürlük olarak korunan o eski özgürlüğüdür.Ortaçağ özgürlüğü bir hukuki bağımlılıktan özgürlük değil
aksine bir status’ta
bir status hukukunda köklenmiş bir konumdur ki bu
insanın 17. yüzyılda doğal hukukla ileri sürülen doğal özgürlüğü ile iliş- kilendirilerek
18.yüzyılda devletin sınırı ve amacı olacaktır.
eLanuR
Açık Profil bilgileri
eLanuR nickli üyeye özel mesaj gönderin
eLanuR nickli üyeye ait bütün mesajları arattır