Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 19 January 2009, 11:09
ceyLin ceyLin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Senior Member
 
Kayıt Tarihi: 21 September 2008
Mesajlar: 15,180
Konular:
Aldığı Beğeni: 0 xx
Beğendiği Mesajlar: 0 xx
Standart Hamilelikte Kronik Hastalıklar

Hamilelikte Kronik Hastalıklar

Anne adayı olmak kolay değil. Özellikle de kronik bir hastalık söz konusu ise… Anne adayının kronik bir hastalığının olması çocuk sahibi olmasına engel değildir.

Kronik bir hastalığı olan kadın anne olamaz mı?
Anne adayının kronik bir hastalığının olması çocuk sahibi olmasına engel değildir. Fakat bazı nadir durumlarda mevcut gebeliğin sonlandırılması önerilebilir. Anne adayının uzun süreli kronik bir hastalığı var ve bunun için ilaç kullanıyorsa mutlaka doktorlarıyla konuşmalı ve çıkabilecek problemler hakkında bilgilenmeli bunları ortadan kaldırmaya yönelik gerekli önlemleri almalıdır. Böylece gebelik en az komplikasyonla tamamlanabilir.

Astımlı bir anne adayı nasıl davranmalı?
Eğer anne adayı astım hastası ise; gebeliği sırasında kendisi ve bebeği için gerekli oksijen ihtiyacının karşılanması için hastalığının çok iyi kontrol altında tutulması gerekmektedir. Bir çok astım ilacı bebek için tehlike oluşturmaz. Bu yüzden doktor kontrolünde gebelikte de ilaç kullanmaya devam edilebilir.Böylece gebelik ve doğum problemsiz seyredecektir. Anne adayı gebeği sırasında hastalığı tetikleyen enfeksiyon hastalıkları ve allerjenlerden kendini korumaya özen göstermelidir.

Bazı astım hastaları gebelik sırasında bebeğin basıncına bağlı olarak yakınmalarında artış olduğunu belirtirler. Bazılarında ise plasentadan salınan ve astım tedavisinde kullanılan steroid hormonundan dolayı yakınmalarda azalma saptanır. Çoğu kadında ise hastalığın seyrinde değişiklik olmaz.

Diyabetli anne adayının gebeliği riskli midir?
Şeker hastası gebelerin çok iyi izlenmesi gerekmektedir. Birçok hastada kan şekeri düzeyleri plasentadan salgılanan insülüne ters etki yapan hormonlar nedeniyle artış gösterir. Ayrıca gebeliğin ikinci yarısında anne adayında hafif şiddete gestasyonel diyabet adı ile bilinen ve doğumdan sonra tamamen düzelebilen gebelik diyabeti ortaya çıkabilir.

Şeker hastalığı anne adayını ve bebeği nasıl etkiler?
Anne adayının kan şekeri sıkı kontrol atlında tutulursa gebelik problemsiz seyredecek ve bebek etkilenmeyecektir. Aksi halde hem anne adayı hem de bebek için bir çok komplikasyon söz konusu olabilir.

Şeker hastalığı ile birlikte yüksek tansiyon preeklamsi polihidromnioz (bebeğin sıvısının fazla olması) gibi problemler sıklıkla görülür. Yine bu hastalarda idrar yollarında enfeksiyon daha sık görülür.

Bazı diyabetik hastalarda spontan erken doğum tehdidi gelişirken bazılarında ise komplikasyonlar nedeni ile doğumun erken başlatılması gerekebilir. Gebelik öncesi ve gebeliğin ilk 3 ayında kan şekeri kontrolü sağlanamazsa bebekte anomali olma riski 3 – 4 kat artmaktadır. En sık görülen anomali spina bifida ve kalp anomalileridir.

Bu nedenle kan şekeri ölçümleri gebelik öncesinde yapılmalı ve anne adayı folik asit almaya başlamalıdır.

Gebelik sırasında kan şekeri takibi iyi yapılmazsa doğumda bebeğin akciğer gelişimi özellikle prematüre bebek ise tam olmayabilir . Bu bebeklerin iri olma olasılığı yüksektir bu da müdahaleli doğum (forsep vakum uygulaması) ve sezeryanla doğum gereksinimini artırmaktadır. Doğum sonrası bu bebeklerde hipoglisemi gelişebileceğinden kan şekeri takipleri yapılmalıdır. Kan şekeri kontrolü iyi olmayan annelerde plasental yetmezliğe bağlı bebeğin anne karnında kaybedilme riski de fazladır.

Anne adayı şeker hastalığı olduğunu nasıl anlayabilir?
Gestasyonel diyabet; genellikle yaşı ileri yakınlarında şeker hastalığı olan ve şişman kadınlarda daha sık görülür. Tanı koymak için gebeliğin ikinci yarısında şeker yükleme testi yapılmalır.

Gebelik süresince hafif egzersiz diyet ve gerekirse ilaçlarla kan şekeri kontrolü sağlanmalıdır. Anne adayı daha önceden şeker hastasıysa ve insülin kullanıyorsa doz ayarlanması gerekebilir.

Epilepsi olan anne adayı için gebelik sözkonusu olabilir mi?
Gebeliğin epilepsi üzerine etkisi çeşitlidir. Gebelikte epileptik hastaların %50’sinde herhangi bir değişiklik olmazken %40’ında düzelme %10’unda ise nöbetlerde artış olmaktadır.

Epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçların çoğu embriyo ve fetus için zararlı etkiye sahiptirler. Bu ilaçlar folik asit emilimini azalttıkları için bebekte spina bifida riski artmaktadır. Bazı ilaçlar pıhtılaşma faktörlerini etkilediğinden yenidoğan bebekte çeşitli kanamalara neden olabilirler. Diğer bir yandan anne epilepsi ilaçlarını almayı bırakırsa nöbet sayısının artma riski doğar ve bebeğin oksijensiz kalma olasılığı da artacaktır. Epilepsi hastası olan anne adayları bunu doktorunuzla konuşmalısınız. İlaçlarınızın dozunun azaltılması veya değiştirilmesi gerekebilir.

Epilepsi hastası anne adayı gebeliğinde nelerle karşılaşabilir?
Epilepsi hastası anne adayının gebeliği sırasında daha sıkı takibi gerekmektedir. İlaçlarının dozu değiştirilebilir. Gebelikte kan volümü arttığı için eski ilaç dozları nöbetleri kontrol edemeyebilir ve doz artışına gidilebilir. Bazen kullanılan ilaçların değiştirilmesi gerekebilir.

Günde 5 mg folik asit mutlaka alınmaldır. Hatta gebe kalmadan önce başlanması anomali riskini daha da azaltacaktır. Doğum öncesi kanama riskinin yüksek olduğu hallerde anneye doğum öncesi K vitamini enjeksiyonu yapılması önerilir.

Kalp hastası olan anne adayları nelere dikkat etmeli?
Kalp hastası anne adaylarının gebe kalmadan önce kardiyoloji doktoruyla durumunu konuşması gerekir. Hastalığın durumu ve tipine göre çeşitli önerilerde bulunacaktır. Kalp hastalığ geçirilmiş romatizmal ateşe bağlı veya doğuştan veya ileri yaşta anne adayı ise sonradan kazanılmış olabilir. Tedavinin düzenlenmesi ile kalp hastalığı olan anne adaylarının birçoğunun gebeliği ve doğumu problemsiz seyreder ancak doğumun sezeryanla sonlanması olasılığı yüksektir.

Bazı ciddi kalp hastalıklarında gebelik annenin durumunu kötü etkileyebilir ve yaşamını tehdit edebilir. Bu nedenle anne adayı gebelik planını mutlaka doktoruna bildirmelidir. Gebelik sırasında bebeğe de kan pompalayan kalbin yükü arttığından anne adayı kendini fazla yormamalı ve daha çok istirahat etmelidir.

Tansiyon yüksekliği gebelikte sorun yaratabilir mi?
Tansiyon yüksekliği gebelikte sorun yaratabilir. Gebelik sırasında başağrısı görme bozukluğu kusma ve ödem yakınmaları olabilir. Gebeliğin ikinci yarısında kronik yüksek tansiyon yakınmanız gebeliğe bağlı hipertansiyonla birlikte dah ciddi problemlere neden olabilir.

Gebelik öncesi tansiyon hastası olduğunuzu biliyorsanız sizi takip eden doktorunuza gebelik isteğinizi bildirip çeşitli idrar ve kan analizlerinizi yaptırmalısınız. İlaçlarınızın değiştirilip dozlarının ayarlanması gerekebilir. Her ay rutin gebelik muayenenizde tansiyonunuza bakılıp bacaklarınızda ödem olup olmadığı ve idrar analizinizin de protein varlığı kontrol edilecektir. Doktorunuz sizi daha sık kontrole çağırabilir.

Tansiyonunuz çok yüksek seyrediyorsa hastaneye yatırılıp sizin ve bebeğinizin daha sıkı monitörize edilmesi gerekebilir. Bebeğinizin gelişimi tamamlandığında doktorunuz doğum eyleminizi başlatmayı veya sezeryan yapmayı önerebilir.

Gebelikte enfeksiyon tehlike yaratır mı?
Çoğu enfeksiyon anne karnındaki bebeğin gelişimini etkilemez Fakat bazıları; düşüğe erken doğuma ve özellikle erken gebelik döneminde bunlara maruz kalmışsanız bebekte çeşitli konjenital anomalilere neden olurlar. Bunun için gebeliğiniz sırasında enfeksiyon hastalığı geçiriyorsanız veya geçirmekte olan birisi ile temasta bulunmuşsanız bunu doktorunuza muhakkak bildirmelisiniz.

İlk gebelik muayenenizde özellikle gebelikte risk oluşturan bazı enfeksiyonlara karşı bağışıklığınız olup olmadığı kontrol edilecektir. Gebelik öncesi kızamıkçık hastalığına karşı bağışıklığınız yoksa multaka aşı olmalı ve bundan en az 3 ay sonra gebe kalmalısınız. Enfeksiyon erken dönemde saptanırsa ilaçlarla bebeğinizde olacak problem riski azaltılmaya çalışılır.

Gebelikte böbrek fonksiyonları bağlı enfeksiyonlar olabilir mi?
Gebelik sırasında böbrek fonksiyonları atık maddelerin atılımını sağlamak için artar. İdrar yolları enfeksiyonuna meyilli kadınlarda gebelik sırasında enfeksiyonun böbreklere ulaşması ve piyelonefrit olasılığı artar. Çünkü gebelikte hormonlara bağlı idrar yollarında genişleme olur. Gebelik takibi muayenelerinizde idrarda protein kontrolü yapılacak ve eğer yüksek bulunursa kültür yapılacaktır. İdrar yolları enfeksiyonları genellikle antibiyotiklere hızlı cevap verirler.

Eğer gebelik öncesi bir böbrek hastalığınız varsa gebeliğiniz sırasında böbreklerin yükü arttığı için sıkı izleminiz gerekmektedir. Böbrek hastalığı olanlarda gebelik sırasında yüksek tansiyon ve preeklamsi riski yüksektir.

Guatr hastası olan bir kadın gebelikte ne yapmalı?
Gebelik sırasında hormonal değişikliklere ve bebeğin gereksinimine bağlı olarak iyot ihtiyacı artar. Bebek kendi troid hormonlarını sentezlemektedir. Guatr problemi olan kadınların gebelikte iyot içeren tuz kullanmaları önerilmektedir.
Alıntı ile Cevapla