|
|
|
|
|
#1
|
|||
|
|||
|
HAYDİ GÜLE GÜLE GÜLÜM
Haydi güle gülü gülüm haydi güle güle Hani ağlamak yoktu? Ağlama kızım gözüne batacak sürmelerin. Taksiye bindin işte işte hapishanesinde yattığım şehrin geçiyorsun içinden. Şöför belki ben yaşta bir adam dikiz aynasından bakıyor sana anlıyor bu güzel kadının ağlamasını. Belki onunda içerde yatanı vardır belki tanır beni belki kendiside bizdendir. Biliyorum: Demirlerden seyrettiğim bu şehir kaplıcalar türbeler ipek fabrikaları ve kocaman bir çınardır. Ve sahici insanları benim insanlarım nasılda perişan... Fakat yüzlerine güneş vurmuş gibi olmuştur sen gözyaşları arasından onlara baktığın zaman. Sen bu şehre bundan öncede geldin demek? Sen bu şehre gelesinde beni aramayasın! Öylemi? AĞLA GÜLÜM! Hemde hüngür hüngür ağlamalısın. Hayır ağlama Allah belamı versin benim ağlama! Etrafına bak: Ben ve şehir çoktan arkada kaldık |
|
#2
|
|||
|
|||
|
HENÜZ VAKİT VARKEN GÜLÜM
Henüz vakit varken gülüm Paris yanıp yıkılmadan henüz vakit varken gülüm yüreğim dalındayken henüz ben bir gece şu Mayıs gecelerinden biri Volter rıhtımında dayayıp seni duvara öpmeliyim ağzından sonra dönüp yüzümüzü Notrdam'a çiçeğini seyretmeliyiz onun birden bana sarılmalısın gülüm korkudan hayretten sevinçten ve de sessiz sessiz ağlamalısın yıldızlar da çiselemeli incecikten bir yağmurla karışarak. Henüz vakit varken gülüm Paris yanıp yıkılmadan henüz vakit varken gülüm yüreğim dalındayken henüz şu Mayıs gecesi rıhtımdan geçmeliyiz söğütlerin altından gülüm ıslak salkım söğütlerin. Paris'in en güzel bir çift sözünü söylemeliyim sana en güzel en yalansız sonra da ıslıkla bir şey çalarak gebermeliyim bahtiyarlıktan ve insanlara inanmalıyız. Yukarda taştan evler girintisiz çıkıntısız birbirine bitişik ve duvarları ayışığından ve dimdik pencereleri ayakta uyukluyor ve karşı yakada Luvur aydınlanmış ışıklarla aydınlanmış bizim için billur sarayımız... Henüz vakit varken gülüm Paris yanıp yıkılmadan henüz vakit varken gülüm yüreğim dalındayken henüz şu Mayıs gecesi rıhtımda depolarda kırmızı varillere oturmalıyız. Karşıda karanlığa giren kanal. Bir şat geçiyor selamlıyalım gülüm geçen sarı kamaralı şatı selamlıyalım. Belçika'ya mı yolu Hollanda'ya mı? Kamaranın kapısında ak önlüklü bir kadın tatlı tatlı gülümsüyor. Henüz vakit varken gülüm Paris yanıp yıkılmadan henüz vakit varken gülüm... Parisliler Parisliler Paris yanıp yıkılmasın... |
![]() |
|
|