|
|
|
|
|
#1
|
|||
|
|||
|
CAHİDE: Çalışan
çaba gösteren CANAN: Sevgili yar CANDAN: Yürekten içten CANEL: İçten candan uzatılan dostluk eli CANKAT: Yaşamına can ekle sevinçle dol CANSEL: Cana dair canla ilgili CANSIN: İçten gönüldensin CANSU: Cana benzer değerde CAVİDAN: Ebedi sonsuz CELİLE: Büyük ulu CEMİLE: Hoşa giden davranış CEMRE: Önce havada sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi CENNET: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer CEREN: Ceylan ahu CEVHER: Bir şeyin özü - Güç enerji - Değerli taşlar CEVRİYE: Eziyet cefa sıkıntı CEYDA: Yararlı herkese iyilik yapan CEYLA: Bu isim de çok istek almasına rağmen ben anlamını bulamadım. Bilen varsa lütfen yazsın. CEYLAN: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan CİHAN: Evren alem CİHANNUR: Alemi aydınlatan nurlu ışık CİLVENAZ: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran ÇAĞLA: Badem erik ve Kaysı gibi meyvaların ham hali ÇAĞRI: Davet ÇİÇEK: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü ÇİĞDEM: Zambakgillerden bir tür kır bitkisi ÇİLAY: Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler ÇİLER: Güzel öten güzel ötüşlü ÇİSEM: Çiseleyen yağmur ÇOLPAN: Gözleri uzağı iyi gören ileri görüşlü
|
|
#2
|
|||
|
|||
|
DAMLA: Bir sıvının küçük parçacığı
DEFNE: Yaprakları güzel kokulu yaz kış yeşil olan bir ağaç türü DELFİN: Yunus balığı DEMET: Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek DENİZ: Yeryüzünün 3/4'ünü oluşturan tuzlusu tabakası DEREN: Derleyen toplayan DERİN: Yüzeyi tabanından uzak olan DERYA: Deniz çok bol gönül DESTAN: Kahramanlık olaylarını konu alan şiir DESTE: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin birarada bağlanması DEVRAN: Talih kader DİBA: Çiçek desenli ipek kumaş - Sevgilinin yüzü DİCLE: Güneydoğu bölgemizde bir nehir DİCLEHAN: Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim DİDE: Göz (Arapça) DİDEM: Dide Göz: Didem= Gözüm DİLAN: Gönül dostu gönüldaş DİLARA: Gönül alıcı sevgili DİLAY: Gönlü ay gibi parlak ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan DİLBERAN: Dilberler güzeller DİLBERAY: Ay gibi güzel kadın DİLDAR: Birinin gönlünü almış sevgili DİLEK: İstek arzu DİLER: İsteyen dileyen DİLHAN: İçten samimi söylenen DİLRUBA: Gönül kapan herkesi kendine bağlayan DİLŞAD: Gönlü hoş DOLUNAY: Ayın tam olarak görünen biçimi DÖNDÜ: Henüz evlenmemiş kız DURU: Saf berrak DUYGU: His gönülde uyanan yankı ya da tepki DÜNYA: Yeryüzü DÜRDANE: İnci tanesi DÜRRİYE: İnci gibi parlayan |
|
#3
|
|||
|
|||
|
EBRU: Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş
ECE: Reis / Ulu / İlerigelen ECEHAN: Yönetici konumundaki ece kraliçe ECEM: Kraliçem benim sultanım EDA: Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali EDİBE: Edepli terbiyeli - Edebiyatla uğraşan yazar EDİS: Benzerlerinden üstün yüce EFSER: Taç EFTALYA: Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya'dan EGE: Bir çocuğu koruyan ondan sorumlu olan - Bir deniz EKİM: Ekme yetiştirme - Yılın onuncu ayı EKİN: Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür ELA: Sarıya çalar kestane rengi ELÇİN: Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne ELİF: Arap alfabesinin ilk harfi / dost tanıdık / ışık saçan güzel kız ELMAS: Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş ELVAN: Renkli renk renk / güzel kokuların yayılması EMEL: Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey EMİNE: Güvenilir inanılır kimse ENGİN: Uçsuz bucaksız genişlikte - Denizin karadan uzak geniş bölümü ENİSE: Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş ERDEN: Bakire - El sürülmemiş yer ERGÜL: Erler içinde seçkinleşen erlerin gülü ERTAÇ: Erkeklerin baştacı olmuş güzel ESEN: Sağ salim rahat mutlu sağlıklı ESER: Rüzgarın esmesi/ Ortaya konan yapıt ESİN: Rüzgar / İlham /İçe doğan duyguve düşünce ESMA: Adlar isimler ESMERAY: Ay güzelliğinde esmerlik ESRA: Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)'den esra EVREN: Var olan şeylerin tümü - Felek cihan EVRİM: Değişim ve gelişmeler dizisi EVŞEN: Hafif / Şen olan ev gibi de tanımlanabilir EYLEM: Değişiklikdoğuran davranış iş EYLÜL: Yılın 30 gün süren 9. ayı (Güz'ün başlangıcı) EYŞAN: Şanlı güzel güzelliği ile ünlü EZGİ: Belli bir kuralla yaratılan duygu meydana getiren ses dizisi şarkı türkü EZRA: Sözü konuşması düzgün
|
|
#4
|
|||
|
|||
|
FADİK: Fatma adının bir söyleniş biçimi
FADİME: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma) FADİŞ: Fatma adının bir söyleniş biçimi FAHİRE: Övünülecek iftihar edilecek - Kıymetli - Parlak güzel mükemmel FAHRİYE Bir karşılık beklemeden yapılan iş - Bir şiir türü FAHRİYE: Bir işi çıkar beklemeden yapan FAHRÜNİSSA: Övünülecek değerde kadın FATMA: Sütten kesme / Aslı Fatima FATMANUR: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim FATOŞ: Fatma adının halk arasında birbaşka söyleniş biçimi FAZİLET: Erdem / İyi huyların tümü FEHİME: Anlayışlı çabuk kavrayan FERAH: Bol geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren FERAY: Aydınlık parlak FERAYE: Ay ışığı FERDA: Yarın / Gelecek zaman/ mecazi anlamda kıyamet günü FERHAN: Sevinçli mesut FERHUNDE: Mübarek kutlu uğurlu FERİDE: Tek eşsiz benzeri olmayan FERİHA: Sevinçli ferah FERZAN: Bilim FEVZİYE: Galip gelen üstün - Tanrının bereketiyle ilgili FEYMAN: Ahlaki olgunluk FEYZA: Başarılı refah içinde mutlu FEZA: Uzay evrenin genişliği FİDAN: Ağaçların genç ve yeni yetişeni FİGEN: Çiçek demeti / Gölge yapan gölge düşüren FİKRET: Fikir düşünce - Amaç niyet FİKRİYE: Düşünce ile fikir ile ilgili FİLİZ: Ağaçtan süren taze dalcıklar FİRDEVS: Cennetteki altıncı bahçenin adı FİRUZE: Mesut mutlu - Açık yeşille gök mavisi renkleri arasında kıymetli taş FULDEM: Her zaman geniş açık görüşlü FULDEN: Her zaman geniş açık görüşlü FULYA: Nergislerden soğan köklü bir bitki FUNDA: Küçük çalılık / Süpürge otu FÜREYYA: Parlak ışıltılı günler FÜRUZAN: Çok parlak parlayıcı aydınlık FÜSUN: Efsun / Büyü sihir
|
|
#5
|
|||
|
|||
|
GAMZE: Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
GAYE: Amaç erek varılmak istenen hedef GAZAL: Ceylan geyik - Güzel iri göz GENCAY: Hilal GİZEM: Sır / bilinmeyen şeyler esrarengizlik GONCA: Açılmamış tomurcuk halinde gül GÖKBEN: Özü genç olan GÖKÇE: Sevimli güzel / Gök rengi mavimsi GÖKÇEN: Mavi gözlü GÖKNİL: Gökyüzüne ait olan Gök + Nil olarak da düşünülebilir GÖKNUR: Nurlu ışıklı aydınlık gökyüzü GÖKSU: Mavi su akarsulara verilen ad GÖKŞİN: Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik GÖNÜL: Kalp eğilim sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer GÖRKEM: İhtişam gösteriş GÖZDE: Göze girmiş birince sevilip beğenilen GÜHER: İnci / Soy sop GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği GÜLAY: Güllerin açtığı ay mayıs GÜLBAHAR: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızıboya GÜLBEN: Ben gül'üm anlamında GÜLBİZ: Bizim gülümüz GÜLCAN: Gül gibi güzel canlı GÜLÇİN: Gül derleyen gül toplayan GÜLDEM: Hiç solmayan her dem gül her dem gülen GÜLDEN: Gül gibi güle ait gülden yapılmış GÜLDEREN: Gül toplayan GÜLDESTE: Gül destesi GÜLEN: Güleç yüzlü GÜLENDAM: Gül gibi endamlı zarif görünümlü GÜLER: Gülen sevinçli GÜLFEM: Gül dudaklı gül ağızlı GÜLFİDAN: Gül fidanı gibi endamlı GÜLGÜN: Gül renginde kırmızı pembe GÜLHANIM: Gül gibi güzel kadın GÜLİN: Güle ait olan gülden gelen GÜLİSTAN: Gül bahçesi GÜLİZ: Gül gibi güzel iz bırakan GÜLİZAR: Gül yanaklı GÜLLÜ: Güzel kadın / Gülü olan GÜLNAZ: Gül gibi ince ve narin GÜLNİHAL: Gül fidanı GÜLNUR: Çevresini aydınlatan gül GÜLPEMBE: Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı GÜLRİZ: Gül saçan gül serpen GÜLSELİ: Gül seli GÜLSEN: Gül gibi güzel GÜLSEREN: Gül toplayan dağıtan GÜLSOY: Gül gibi güzel bir soydan gelen GÜLSÜM: Yuvarlak yüzlü güzel GÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında GÜLŞAH: Gül dalı güllerin kraliçesi GÜLŞEN: Gülistan / Gül bahçesi GÜLTEN: Gül gibi pembe tenli GÜLÜMSER: Her zaman gülümseyen GÜN: Gündüz vakti / Aydınlık GÜNAL: Gün al yaşa kızıl renkli güneş GÜNER: Güneşin doğma zamanı - Fecr GÜNEŞ: Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi GÜNGÖR: İyi günler yaşa anlamında GÜNİZ: Günün başlangıcını belirleyen görüntü GÜNNUR: Güneş ışığının aydınlığı nuru GÜNSEL: Günle ilgili güne ait GÜNSELİ: Işık seli bol parlak ışık demeti GÜRCAN: Herkesi seven özveride bulunan GÜVEN: Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak GÜZİDE: Seçkin seçme seçilmiş GÜZİN: Seçici beğenici
|
![]() |
|
|